Ara
  • Balanuye

Saçılmak: Bir ozan bilgeliği

O türkünün nakaratı şöyledir:


Sen kalem ol ben kağıt,

Yaz beni yarim yarim,

Çiz beni yarim yarim,

Çöz beni yarim yarim


İnsanın "ben" oluşu trajedinin de başlangıcıdır. Bir bütünlük olarak kendini duymak, o bütünlüğü ne pahasına olursa olsun koruma çabası demektir. Koruyup dururken koruduğun varlıktan usanırsın; korumayı bırakamayışın arsız kılar seni...


Bir "ben" arsızlığını, ancak başka bir "ben" olmanın cazibesi için terk edebilir insan! Aşk, beni yeniden yazacak, çizecek, çözecek, ama bir de yeniden kuracak bir başka "ben" bulma çabasıdır.


Saçılma korkusu, aşk duygusunun ilk nedenidir.


Uygarlığımız bu korkuyu yenmenin ne demek olduğunu hiç anlayamadı.


Oysa...


Bütünlük olmaksızın var olmak fikri, uygarlığın aşk ve arzuyu melankolik duygu durumlarından uzaklaştırmasına olanak verecek. Eros, Tanrı'da çözülecek, ya da Doğa'da eriyecek.


O zaman, felsefe de ozanların bilgeliğine erişecek: Çöz beni... ve öylece bırak.


[20.04.2009]

17 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

Uygarlığımız, "ben", "sen" ya da "o" diyerek işaret ettiğimiz varlıklara kısaca "bedenler" deme olanağını çoktandır elimizden almış görünüyor. Birine "beden" demek, onu bedenden ibaret saymakla eşanla

Yanlış olduğu oranda yaygın inanışlar nasıl gelişir? Yanlış oldukları apaçık değilse, belki? Doğru oldukları sanıldığından mı? Yanlış ama çekici inançlarımız olabilir mi? Gerçek, sandığımız kadar cazi

Ya denedesindir, ya da tekrarda... Kuşkusuz, ilkinde ikincisi, ikincisinde de ilki hep biraz vardır. Tersini düşünmek felsefi nedenlerle amatörlük olurdu; bu türden amatörler -en azından Nietzsche'den